Guillain-Barre Sendromu Kaç Kişide Var? (Sadece Ciddiyetin Arkasında Esprili Bir Bakış)
Hadi gelin, şunu netleştirelim: Günlük hayatta kimse kesinlikle “Guillain-Barre sendromu kaç kişide var?” sorusunu sormaz. Kimse öyle kahve molasında, “Valla dün gece ne düşündüm biliyor musun? Guillain-Barre sendromu kaç kişide varmış?” demedi. Ama işte ben, 25 yaşında İzmirli, sürekli espri yapan, ama içten içe her şeyi fazlasıyla düşünen tipik bir gencim. Yani, bu soruyu kafamda tam 15 kere gündeme getirdim. Evet, 15. Ama tabii ki bir şekilde bunu, gündelik hayatın içinde mizahi bir biçimde işlemeyi başardım. Çünkü başka bir yol yoktu.
—
Guillain-Barre Sendromu Nedir? Bir Hızlı Tansiyon Yükseltme (Tabii, Ciddiyetle)
Öncelikle, Guillain-Barre sendromu nedir? Bu konuda ciddiyetten kaçınmadan kısa bir açıklama yapalım: Guillain-Barre sendromu, vücudun bağışıklık sisteminin yanlışlıkla sinir sistemine saldırdığı nadir bir hastalıktır. Başlangıçta zayıflık ya da garip bir uyuşma ile kendini gösterir ve hızla ilerleyebilir. Ciddi vakalarda vücut sinirleriyle iletişim kuramayacak kadar zayıflar. Neyse ki zamanla tedavi edilebilir, ama hala çok dikkat edilmesi gereken bir durum.
Bu hastalığın dünyada görülen sıklığı, her 100.000 kişiden birinin bu sendromu yaşaması şeklinde tahmin ediliyor. Yani, bir çılgın hafta sonu parti sırasında, evdeki 10 kişiden biri bu sendromu yaşarsa (bu tabii ki çok abartılı bir örnek, ama hey, istatistiksel olarak mümkündür), tüylerinizin diken diken olmaması işten bile değil.
—
“Biri Guillain-Barre Sendromu Mu Dedi?”
Şimdi, gündelik hayatımıza dönelim. İzmir’de yaşıyorum dedim ya, burada her şey biraz daha rahat. Hava sıcak, deniz güzel, insanlar dağılmaya alışmış ama hâlâ birbirlerine gülümsüyor. Bir akşam arkadaş grubumuzla bir kafede oturuyoruz, sohbet tam kıvamında: “En son hangi diziyi izlediniz?” “Bir gün arabayla tatile gitsek nasıl olur?” Ve birden…
Ben: “Ya, Guillain-Barre sendromu kaç kişide varmış?”
Arkadaşım: “Ne? Ne demek istiyorsun?”
Ben: “Bak, ciddi söylüyorum. Hani bazen internetten o kadar garip bilgiler öğreniyorum ki, normalde çok ilgilenmediğim bir konu bile aklımda dönüp duruyor.”
Başka bir arkadaş: “Seninle her sohbeti başlatan, ‘Ne öğrendin?’ sorusu hep garip oluyor ya… Guillain-Barre sendromu mu? Ne alaka?”
Ben: “Vallahi ne alaka! Şöyle düşündüm: Her gün televizyonlardan ve internetteki o eğlenceli video içeriklerinden fazlasıyla ‘neşeli’ bilgiler öğreniyoruz. Ama sonra, bir bakıyoruz, bu ilginç şeylerin içinde, mesela bu sendrom gibi, ciddi hastalıklar da var. Hani hastalık dediğin, ‘Ne var ki ya?’ denilen şeylerden değil.”
Burada herkes biraz kafası karışmış bir şekilde bana bakıyor ama ben bir şekilde bu soruya derinlemesine yaklaşmak istiyorum. Çünkü neden olmasın ki?
—
Guillain-Barre Sendromunun Gerçek Yaşamla Bağlantısı (Daha Ciddi, Ama Hala Eğlenceli)
Hadi bir dakika, biraz daha derin düşünelim. Guillain-Barre sendromu hakkında hiç mi mizah yok? Tabii ki var! Bakın, hepimizin başına bir gün şu gelebilir:
Bir sabah uyanıyorsunuz, yatağınızdan kalkmaya çalışıyorsunuz ama bacaklarınız sanki birer pamuk gibi. İkinci denemede biraz daha toparlıyorsunuz, ama bu sefer kolunuz bir tuhaf. Üstüne bir de dondurmanızı düşürüyorsunuz. İstemediğiniz zamanlarda bile birinin yardımı olmadan dondurma yemek ne kadar zor oluyorsa, işte Guillain-Barre sendromu da bu tarz fiziksel engelleri hayata sokan bir hastalık. Ama unutmamak gerek, bu sadece “başlangıç” aşaması.
—
İç Sesimle Diyalog: “Yine Mi?!”
Ben, içimdeki sorgulayıcı, analitik beynime doğru birkaç soru sorarım. İç sesim de beni rahat bırakmaz:
İç Ses: “Yani şimdi, bu kadar ciddi bir hastalıkla nasıl dalga geçiyorsun? Bir de bunu bir blog yazısına mı dökmelisin?”
Ben: “Evet! Tam olarak! İnsanlar bazen her şeyi o kadar ciddi alıyorlar ki, bir konuda biraz gülmeyi unutuyorlar. Ama bunu yapmam, konuyu küçümsemek değil, daha iyi anlamak için. Hem bu sendromu anlatırken, bir an bile olsa gülebilmek lazım.”
İç Ses: “Hmm… Tamam, belki de bu şekilde daha rahat anlatabilirsin. Ama unutma, mizahın doğru yeri ve zamanı var. Lütfen kimseyi incitme.”
—
“Benim 10 Dakikalık Reçeteli Yavaş Yavaş Sendromum”
İzmir’deki yaşamda böyle bir soruyu her gün gündeme getirmem belki garip gelebilir. Ama bir şekilde, şehrin içindeki karmaşada, hepimizin hayatında küçük ama önemli sorular yer alır. Mesela, bir arkadaşım diyor ki:
Arkadaş: “Böyle bir hastalık olamaz! Bir sabah kalkıp, ‘Kendimi tuhaf hissediyorum’ dedin mi? Herkes aynı şekilde düşünecek mi?”
Ben: “İşte hayat bu! Bazen sabah kalkıyorsun, sanki her şey seni altüst etmiş. Ama öğreniyorum ki, Guillain-Barre sendromu gibi hastalıklar, yalnızca vücudu değil, aynı zamanda ruhu da etkilebiliyor. O yüzden hep diyorum: Her zaman biraz espriyle karışık düşünün, her şeyin altını çizin, ama aynı zamanda ciddiye alın.”
—
Guillain-Barre Sendromu Kaç Kişide Var? (Sonuç Olarak)
Evet, Guillain-Barre sendromu kaç kişide var? Şu an soruyu net bir şekilde cevapladım mı? Kısaca diyebilirim ki, bu sendromu herkesin bilmesi gerekir, çünkü bilgi güçtür, ama aynı zamanda biraz da mizah, her şeyin yükünü hafifletir. Guillain-Barre sendromu nadiren karşılaşılan bir hastalık olsa da, dünyada her 100.000 kişiden birinin bu sendromu yaşaması istatistiksel olarak mümkün. Öyleyse, hayatı ve sağlıkla ilgili her şeyi fazla dert etmeyelim. Bu hastalık bile bize hatırlatıyor: Sadece günlük hayatın içinde bir parça da olsa mizah aramamız gerek. Her şey çok ciddiye alındığında insanın kafası karışabilir.
—
O zaman, bu yazıyı okuduktan sonra “Guillain-Barre sendromu kaç kişide var?” sorusunu bir kenara bırakıp, sıradaki arkadaş sohbetinde yine aynı eski şakalara gülmeye devam edin. Kim bilir, belki bir gün o şaka gerçek olur ve bir başkası da “Vallahi, senin gibi düşündüm, ama senin kadar esprili olamadım” der.